Tül perde metrajı nasıl hesaplanır?
Tül metrajının fon perdeden ayrılan yanı, kumaşın yan yatırılarak kullanılmasıdır. Topun eni perdenin boyu olur, topun boyu da perdenin eni. Bu yöntemde tüketilen metre doğrudan kesilecek genişliğe eşittir; yani pileli en kaç santimse, metraj o kadar santimdir.
Hesap şöyle işler: korniş eni pile katsayısıyla çarpılır ve pileli en bulunur. Buna yan kıvrım payları eklenir; çift kanat dikilecekse dört kenar hesaba girer. Çıkan genişlik yüze bölündüğünde metre cinsinden tüketim ortaya çıkar. Son adımda fire payı eklenir.
Boydan kesimin mümkün olması için tek bir koşul vardır: kumaşın top eni, perdenin boyunu artı üst ve alt kıvrım paylarını karşılamalıdır. 300 cm enli bir tülde 15'er santimlik paylarla 270 cm'ye kadar perde boyu rahatlıkla karşılanır. Bu, standart daire yüksekliklerinin neredeyse tamamını kapsar.
Koşul sağlanmadığında hesap panel birleştirmeye döner ve tüketim çarpıcı biçimde artar. Yüksek tavanlı bir salonda 300 cm boyunda tül gerekiyorsa ve elde 280 cm enli kumaş varsa, aynı iş için gereken metraj neredeyse üçe katlanır. Bu durumda daha geniş enli kumaş aramak, çoğu zaman metre fiyatı yüksek olsa bile toplamda hesaplıdır.
Tülde pile katsayısı neden yüksek seçilir?
İnce ve şeffaf bir kumaş az toplandığında belirgin bir kıvrım oluşturmaz; gergin ve cansız durur. Bu yüzden tülde pile katsayısı fon perdeden yüksek seçilir. Klasik voil tülde 1:3, ince tüllerde 1:3,5 yaygındır; 1:2 gibi düşük bir katsayı tülde çoğu zaman yetersiz görünür.
Katsayının yükselmesi maliyeti doğrudan artırır ama tülde bu artış fon perdedeki kadar sert hissedilmez, çünkü tül metre fiyatı genellikle fon kumaşından düşüktür. 350 cm'lik bir korniş için 1:2,5 ile 1:3 arasındaki fark yaklaşık 1,8 metredir; tül fiyatı üzerinden bu, çoğu işte kabul edilebilir bir tutardır.
Katsayı seçiminde kumaşın dokusu da rol oynar. Keten görünümlü ve dokulu tüller kendi hacmini oluşturduğu için 1:2,5 yeterli olabilir. Organze gibi sert tutumlu kumaşlar da kendi durur ve çok yüksek katsayı gerektirmez. Buna karşılık düz ve yumuşak voil, yüksek katsayı olmadan istenen görünümü vermez.
Desenli tüllerde ise tam tersi bir kısıt devreye girer: katsayı yükseldikçe desen kıvrımların içinde kaybolur. Deseni göstermek isteyen müşteride katsayıyı 1:2 – 1:2,5 aralığında tutmak hem görünüm hem maliyet açısından doğru olur.
Tül ve fon birlikte: çift raylı kurulumda hesap
Çoğu salon perdesi tül ve fonun birlikte çalıştığı bir kurulumdur. Çift raylı kornişte iç rayda tül, dış rayda fon yürür. Bu kurulumda iki perdenin ölçüleri birebir aynı değildir ve iki ayrı hesap gerekir.
Genişlikte dış raydaki fon genellikle birkaç santim daha geniş yapılır; amaç fonun kapalıyken tülü tamamen örtmesidir. Aradaki fark çoğu zaman 4–6 cm'dir ve pile hesabına da yansır.
Boyda ise tül fondan 1 cm kısa bırakılır. Sebebi basittir: fon kapalıyken tülün alt ucu fonun altından görünmemelidir. Bu bir santimlik fark küçük görünür ama montajda gözle fark edilir ve işin kalitesinin göstergesi sayılır.
Maliyet açısından tül ve fon birlikte hesaplanmalı, müşteriye tek toplam yerine iki ayrı satır olarak sunulmalıdır. Bütçesi sıkışan müşteri, tülü şimdi fonu sonra yaptırmayı tercih edebilir; tek satırda verilen teklif bu esnekliği ortadan kaldırır ve satışın tamamını riske atar.
Çekme payı ve tülde kıvrım standartları
Tül kumaşlar yıkamada çekebilir. Kumaş cinsine göre ilk yıkamada yüzde iki-üçe varan bir kısalma yaşanabilir; 260 cm boyunda bir perdede bu, 5–8 cm demektir. Bu kısalma perdeyi yerden yükseltir ve müşteri bunu üretim hatası olarak algılar.
Önlemi basittir: alt kıvrım payını cömert bırakmak. Uzun bırakılmış bir alt kıvrım yıkama sonrası kolayca kısaltılabilir; kısa kesilmiş bir perde ise uzatılamaz. Bu yüzden tülde alt pay 15–20 cm arasında tutulur ve müşteriye ilk yıkamadan sonra boy kontrolü önerilir.
Üst pay tarafında tülde durum daha rahattır: tırnak ya da pile bandı için 10–15 cm çoğu işte yeterlidir. Otomatik pile bandı kullanılıyorsa bandın kendi genişliği payı belirler ve üretici talimatına uyulur.
Yan kıvrımlarda ise tülde dar pay tercih edilir: 3–5 cm yaygındır. Kalın kumaşlarda kullanılan geniş yan kıvrım, şeffaf tülde kalın bir şerit olarak görünür ve estetik olarak istenmez. Bazı atölyeler tülde yan kenarı kıvırmak yerine overlok ya da özel kenar dikişi tercih eder; bu durumda yan pay neredeyse sıfıra iner.
Tülde maliyeti düşüren pratik kararlar
Tül metrajını en çok etkileyen karar, kumaşın top enidir. Boydan kesim yapılabildiği sürece tül maliyeti öngörülebilir kalır; top eni yetmediği anda maliyet sıçrar. Bu yüzden yüksek tavanlı mekânlarda kumaş seçimi, renk ve dokudan önce top enine göre yapılmalıdır.
İkinci karar pile katsayısıdır. Müşteriye 1:2,5 ve 1:3 seçeneklerini fiyat farkıyla birlikte sunmak, kararı ona bırakır ve sonradan "perdemiz cılız durdu" şikâyetini önler. Katsayıyı tek taraflı düşürerek fiyat kırmak, kısa vadede işi kazandırır ama montajda memnuniyetsizlik üretir.
Üçüncüsü kanat sayısıdır. Tek kanat yerine çift kanat dikmek yan kıvrım sayısını iki katına çıkarır; dar tüllerde bu fark küçüktür ama geniş salonlarda hesaba katılmalıdır. Buna karşılık çift kanat, perdenin ortadan açılmasını sağladığı için kullanım açısından çoğu müşterinin tercihidir.
Dördüncüsü fire payıdır. Tül düz ve desensiz olduğunda yüzde üç genellikle yeterlidir; desenli ve işlemeli tüllerde desen hizası gerektiği için pay yükseltilmelidir. Fire payını kendi geçmiş verinize göre ayarlamak, hem eksik kumaş hem gereksiz stok riskini azaltır.