Pile nedir, pile katsayısı ne anlama gelir?
Pile, perdenin üst kısmında kumaşın düzenli aralıklarla toplanmasıyla oluşan kıvrımdır. Bu kıvrımlar hem perdeye hacim verir hem de açılıp kapanırken kumaşın düzgün toplanmasını sağlar. Pile olmayan, kumaşın korniş enine eşit kesildiği bir perde asıldığında gergin ve cansız durur; sektörde buna "perde değil, örtü" denir.
Pile katsayısı, kornişin bir metresi için kaç metre kumaş kullanılacağını söyleyen sayıdır. 1:2,5 oranı, bir metre kornişe iki buçuk metre kumaş toplandığı anlamına gelir. Yazılışı bazen "2,5 kat", bazen yalnızca "2,5" olur; üçü de aynı şeydir.
Katsayı yükseldikçe perde dolgunlaşır ve kumaş maliyeti doğru orantılı artar. 300 cm'lik bir korniş için 1:2 ile 600 cm, 1:3 ile 900 cm kumaş genişliği gerekir; aradaki fark yüzde elli. Bu yüzden pile katsayısı bir zevk meselesi olduğu kadar bir bütçe meselesidir ve müşteriyle mutlaka konuşulmalıdır.
Katsayı seçimini etkileyen bir başka faktör de kumaşın ağırlığıdır. Aynı katsayıda ince bir tül ile kalın bir blackout aynı görünmez: ince kumaş daha çok kıvrım yapar, kalın kumaş daha az. Bu yüzden kalın kumaşlarda 1:2 yeterli olabilirken ince tülde 1:3 bile ancak yeterli görünür.
Doğru pile katsayısı nasıl seçilir?
Seçimi üç soru belirler: kumaş ne kadar ince, perde ne kadar sık açılıp kapanacak ve müşterinin bütçesi ne? İnce kumaşta yüksek katsayı gerekir, çünkü ince kumaş az toplandığında kıvrım oluşturmaz. Sık kullanılan perdelerde de dolgunluk işe yarar: toplanan perde daha derli toplu durur ve kenarda daha az yer kaplar.
Bütçe tarafında dikkat edilmesi gereken nokta, katsayının yalnızca kumaş maliyetini değil dikim maliyetini de artırmasıdır. Dikim ücreti çoğunlukla metretül (pileli en) üzerinden alındığı için, katsayıyı 1:2'den 1:3'e çıkarmak hem kumaşı hem dikimi yüzde elli artırır. Müşteri genellikle yalnızca kumaş farkını hesaplar, işletme ise iki kalemi birden görmelidir.
Pratik bir yaklaşım, müşteriye iki seçenek sunmaktır: standart 1:2,5 ve dolgun 1:3. Aradaki fiyat farkını göstermek, kararı müşteriye bırakmanın ve sonradan "perdemiz cılız durdu" şikâyetini engellemenin en basit yoludur. Bu araçtaki karşılaştırma listesi tam olarak bu konuşma için tasarlandı.
Bir de mekân faktörü var. Yüksek tavanlı geniş salonlarda düşük katsayı gözle görülür biçimde yetersiz durur; küçük odalarda ise çok yüksek katsayı perdeyi hantallaştırır ve zaten dar olan alanı daha da daraltır. Katsayıyı yalnızca kumaşa göre değil, odaya göre de düşünmek gerekir.
Hesapta hangi en kullanılır: pencere mi, korniş mi?
Pile hesabında kullanılacak en, kornişin ya da rayın toplam boyudur; pencerenin genişliği değildir. Bu ayrım küçük görünür ama sonucu doğrudan etkiler, çünkü korniş her zaman pencereden geniştir.
Korniş genellikle pencerenin her iki yanından 15–25 cm taşırılır. Bunun iki sebebi vardır: perde açıldığında pencerenin önünü kapatmaması ve kapalıyken kenarlardan ışık sızmaması. 160 cm'lik bir pencere için korniş tipik olarak 190–210 cm arasında olur ve pile hesabı bu ölçü üzerinden yapılır.
Pencere ölçüsüyle hesap yapıldığında ortaya çıkan eksik, yüzde on beş ile yirmi arasında bir kumaş açığıdır. Bu açık teklifte fark edilmez; kumaş kesildikten ve perde asıldıktan sonra kenarlardan ışık sızdığında anlaşılır. Doğru korniş ölçüsünü bulmak için Perde Ölçü Hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
İkinci bir incelik, çift raylı kornişlerdir. Tül ve fon aynı kornişte farklı raylarda yürüyorsa ikisinin eni aynı olmayabilir: dış raydaki fon genellikle birkaç santim daha geniş olur, çünkü tülü tamamen örtmesi beklenir. İki perde için ayrı pile hesabı yapmak gerekir.
Pileli en ile kumaş metrajı arasındaki fark
Pileli en santim cinsinden bir genişliktir; metraj ise metre cinsinden bir kumaş miktarıdır. İkisini karıştırmak, perde işinde en pahalıya mal olan hatadır. Pileli en 750 cm çıktı diye tedarikçiden 7,5 metre kumaş istemek, ancak kumaş boydan kullanılabiliyorsa doğru olur.
Kumaşın top eni perdenin boyunu karşılıyorsa — tül perdelerde ve 280–300 cm enli kumaşlarda genellikle böyledir — kumaş yan yatırılır ve tüketilen metre gerçekten pileli ene eşit olur. Bu durumda 750 cm pileli en, yaklaşık 7,5 metre kumaş demektir.
Kumaş dar enliyse durum tamamen değişir. 180 cm enli bir fon kumaşında 750 cm'lik genişlik, beş panelin yan yana dikilmesiyle elde edilir ve her panel perdenin tam boyu kadar kumaş yer. 260 cm boyunda bir perdede tüketim 14–15 metreye çıkar; pileli enin iki katından fazla.
Bu yüzden pile hesabı bir başlangıçtır, bitiş değil. Fiyat vermeden önce mutlaka metraj hesabı yapılmalıdır. Pile hesabı size dolgunluğu, metraj hesabı maliyeti söyler.
Pile katsayısı dikim ücretini nasıl etkiler?
Dikim ücreti sektörde en yaygın olarak metretül üzerinden alınır ve buradaki metretül, korniş eni değil pileli endir. Bunun sebebi basittir: atölyenin diktiği kumaş miktarı pileli en kadardır. 300 cm'lik korniş için 1:3 pileyle dikilen bir perdede atölye 900 cm'lik iş yapar.
Dikim ücretini korniş eni üzerinden hesaplayan bir işletme, atölyeye emeğinin üçte birini ücretsiz yaptırmış olur. Kendi atölyesi olan işletmelerde bu kayıp görünmez, çünkü fatura kesilmez; ama maliyet hesabı yanlış çıkar ve o iş olduğundan kârlı görünür.
Fason çalışan işletmelerde ise durum tersine döner: atölye pileli en üzerinden fatura keser, mağaza korniş eni üzerinden fiyat vermiştir ve arada kalan farkı kimse hesaba katmamıştır. Bu fark, yüksek katsayılı işlerde tek başına kârın tamamını götürebilir.
Doğru yaklaşım, dikim ücretinin tabanını teklifte açıkça yazmaktır: "dikim, metretül (pileli en) üzerinden" ifadesi hem müşteriyle hem atölyeyle olan hesabı netleştirir. Bu aracın metretül karşılığını ayrıca göstermesinin sebebi de budur.