Neden önce iskonto, sonra KDV?
İskonto, satış bedeli üzerinde yapılan bir indirimdir; KDV ise indirimli bedel üzerinden hesaplanır. Bu yüzden doğru sıra önce iskonto, sonra KDV'dir. Fatura da bu sırayla düzenlenir: kalem tutarları, iskonto, KDV matrahı, KDV, genel toplam.
Ters sırayla yapılan hesap matematiksel olarak farklı bir sonuç üretir. KDV'li tutardan iskonto düşüldüğünde KDV matrahı da fiilen değişmiş olur ama bu değişiklik belgeye yansımaz; teklif ile fatura arasında kapatılması gereken bir fark oluşur.
Pratikte bu hata en çok, müşteriye KDV dahil bir fiyat söylenip üzerinden pazarlık yapıldığında görülür. "18.000 lira, size 16.500 yapayım" cümlesinden sonra fatura düzenlenirken 16.500 liranın içinden KDV ayrıştırılmalıdır; iskonto KDV hariç tutara uygulanıp üzerine yeniden KDV eklenirse tutar tutmaz.
Bu aracın "Girilen tutar KDV dahil" anahtarı tam olarak bu durum içindir: pazarlık KDV dahil tutar üzerinden yapıldıysa anahtarı açın, hesap iskontoyu brüt üzerinden uygular ve KDV'yi sonuçtan geriye doğru ayrıştırır.
Zincirleme iskonto: %10 + %5 neden %15 etmez?
Birden fazla iskonto verildiğinde bunlar toplanmaz; sırayla uygulanır. İkinci iskonto, birincinin uygulandığı tutar üzerinden hesaplanır ve dolayısıyla daha küçük bir tabana denk gelir.
Örnek: 10.000 liralık bir tutara önce %10 iskonto uygulandığında 9.000 lira kalır. Bunun üzerine %5 uygulandığında 8.550 lira olur. Toplam indirim 1.450 liradır, yani %14,5. Oranları toplayarak hesaplanan %15, 1.500 lira eder — arada 50 lira fark vardır.
Tek bir işte 50 lira önemsiz görünebilir ama toptan satışta ve bayi çalışmalarında üç-dört kademeli iskontolar yaygındır. %20 + %10 + %5 gibi bir zincirde oranların toplamı %35, etkin oran ise %31,6'dır; 100.000 liralık bir işte fark 3.400 liradır.
Fark her zaman işletmenin lehinedir — yani zincirleme uygulama, oranları toplamaktan daha az indirim demektir. Bu yüzden tedarikçiden alırken zincirleme iskontonun gerçek etkisini bilmek, satarken de müşteriye verilen kademeli iskontoların toplam etkisini görmek gerekir.
KDV dahil mi hariç mi: hangi tutarla konuşuyorsunuz?
Perde işinde iki farklı dünya yan yana durur. Tedarikçi fiyatları neredeyse her zaman KDV hariçtir; bireysel müşteriye söylenen fiyatlar ise KDV dahildir. İki dünyayı aynı hesaba karıştırmak, yüzde yirmilik bir sapma demektir ve bu sapma genellikle işletmenin aleyhine çalışır.
Dönüşüm basittir ama yönü karıştırılır. KDV hariçten dahile geçmek için tutar (1 + KDV oranı) ile çarpılır; dahilden hariçe geçmek için ise bölünür. %20 KDV'de dahilden harice geçmek, tutarı 1,20'ye bölmek — yani yaklaşık 0,8333 ile çarpmak — demektir. Sık yapılan hata, KDV dahil tutardan %20 düşmektir; bu yanlıştır ve %16,67 düşülmelidir.
Kurumsal müşterilerde ve bayilerde iletişim KDV hariç tutar üzerinden yürür; bireysel müşteride ise KDV dahil tutar söylenir. Teklifte her ikisinin de gösterilmesi karışıklığı bitirir: KDV hariç tutar, KDV tutarı ve genel toplam ayrı satırlarda.
Kâr hesabı ise her zaman KDV hariç tutar üzerinden yapılır. KDV müşteriden tahsil edilip devlete aktarılan bir tutardır; işletmenin geliri değildir. KDV dahil ciroyla kâr hesaplayan bir işletme kendini olduğundan kârlı sanır.
İskonto disiplini nasıl kurulur?
İskonto, satışın doğal bir parçasıdır; sorun iskontonun kendisi değil, sınırsız ve kayıtsız olmasıdır. Her satış temsilcisinin kendi inisiyatifiyle indirim yaptığı bir işletmede kâr marjı sessizce erir ve bu erime aylık raporda görünmez, çünkü ciro yerinde durur.
İlk adım, iskonto yetkisini role bağlamaktır. Belirli bir oranın üzerindeki indirimin onaya düşmesi, kârı koruyan en basit kuraldır ve satış temsilcisini de zor durumda bırakmaz: "bu benim yetkimi aşıyor" cümlesi pazarlıkta işe yarayan bir sınırdır.
İkinci adım, iskonto yerine kapsam daraltmayı öğretmektir. Astarı çıkarmak, montajı müşteriye bırakmak ya da daha ekonomik bir korniş önermek fiyatı düşürürken marjı korur. Doğrudan indirim ise hem marjı hem fiyat algısını kalıcı olarak aşağı çeker; bir kez indirim alan müşteri bir daha listeden fiyat kabul etmez.
Üçüncü adım, iskontoyu ölçmektir. Verilen iskontoların ortalaması, hangi personelin ne kadar indirim yaptığı ve hangi müşteri grubunun en çok iskonto aldığı düzenli olarak raporlanmalıdır. Ölçülmeyen bir iskonto, zamanla liste fiyatının kendisi hâline gelir.